Dünya Ne Konuşuyor Raporları
Küresel gündemi güvenilir bir dille takip eden "Dünya Ne Konuşuyor?" (DNK) raporlarımızın 103. sayısını sizlerle buluşturuyoruz. DNK raporları öncelikle üyelerimize özel olarak sunulur; üç ay sonrasında ise web üzerinden genel erişime açılır.
Ø ABD-İsrail ve İran arasındaki gerginlik Hürmüz Boğazı'ndaki ticareti aksatırken Türkiye enerji, hava ulaşımı ve lojistik için güvenli bir merkez haline geldi. 2025 yılında Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı Akdeniz'e 207 milyon varil petrol ulaştırdı. İstanbul Havalimanı 2024 verilerine göre Avrupa'nın en işlek noktası olarak kıtaları birbirine bağladı. Türkiye, Güney Kafkasya’daki yeni ulaşım koridorları sayesinde transit sürelerini kısaltarak Avrupa tedarik zinciri risklerini azaltıyor. Bu stratejik konum Türkiye’yi küresel taşımacılık ağında vazgeçilmez bir noktaya taşıyor.
Ø Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla yükselen gübre ve enerji fiyatları tarımsal üreticileri zorluyor. Basra Körfezi’ne bağımlı olan Brezilya azotlu gübresinin %28’ini, Arjantin ise %9’unu bu bölgeden alıyor. Boğazın 2026 yılı temmuz ayına kadar kapalı kalması durumunda Brezilya’nın üre ithalatı %18,7 oranında düşeceği öngörülüyor. Çiftçiler maliyet artışına karşı daha az gübre kullanarak veya ekim alanlarını değiştirerek tepki veriyor. Ancak bu durumun üretimde ciddi düşüşlere yol açması ve küresel gıda krizini tetiklemesi ihtimali oldukça yüksek görünüyor.
Ø Yapay zekâ kullanımı son bir yılda iki kat artarak %20 seviyesine ulaştı. ABD ve Avrupa’da yıllık verimlilik artışı %0,1 ile %1 arasında değişiyor. Geçmişte yıllık %0,1 olan işgücü verimliliğinin yapay zekâ sayesinde %0,3 seviyesine çıkacağı tahmin ediliyor. Japonya’da özellikle Ar-Ge faaliyetlerine entegre edilen bu teknoloji, genel verimliliğe 0,2 puanlık ek katkı sağlıyor. Uzmanlar, çalışanların tasarruf ettikleri zamanı daha verimli işlere harcadığını ve öğrenme etkisiyle verimliliğin gelecekte çok daha fazla artacağını öngörüyor.
Ø Çin dış ticareti 2026 yılı Nisan ayında önceki aya kıyasla %14,2 büyüyerek 4,38 trilyon yuana (yaklaşık 639,4 milyar dolar) ulaştı. İhracat geçen yılın aynı dönemine göre %9,8 artarken ithalat %20,6 oranında yükseldi. 2026 yılının ilk dört ayındaki toplam ticaret hacmi ise %14,9 artışla 16,23 trilyon yuan oldu. Bu rakamlar Çin ekonomisinin dış ticaretteki güçlü performansını sürdürdüğünü kanıtlıyor. Mal ithalatı ve ihracatındaki bu büyük hacimli artış küresel tedarik zinciri üzerindeki etkisini ve canlılığını koruduğunu gösteriyor.
Ø Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) 60 yıllık OPEC üyeliğini sonlandırması petrol piyasasında dengeleri değiştiriyor. Ayrılığın temel sebebi, ülkenin günlük 4,85 milyon varillik üretim kapasitesine karşın 3,5 milyon varil kota verilmesi olarak öne çıkıyor. BAE'nin bu kapasiteyi tam kullanamaması grubu terk etmesine yol açtı. Bu durum OPEC dışı üreticilerin pazar payını artırırken örgütün yeni üyeler bulma çabasını zorlaştırıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki sorunlar nedeniyle diğer üyelerin üretim artışlarını ihracata dönüştürmesi zor görünüyor ve grubun uyum kapasitesi giderek azalıyor.
Ø Küresel gıda fiyatları 2026 yılı Nisan ayında üst üste üçüncü kez yükselerek 130,7 puana ulaştı. Bitkisel yağ fiyat endeksi biyoyakıt talebinin etkisiyle %5,9 artarak son yılların zirvesini gördü. Brezilya’daki sınırlı arz nedeniyle dana eti fiyatları tarihi seviyelere çıkarken kuraklık endişeleri buğday fiyatlarını yukarı çekiyor. 2025/26 dönemi için küresel tahıl üretiminin 3 milyar 40 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Ancak yüksek gübre maliyetleri ve enerji krizinin gelecekteki üretim alanlarını daraltması küresel gıda güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor.
Ø MV Hondius yolcu gemisinde ortaya çıkan Hantavirüs salgını sonucunda üç kişi hayatını kaybetti ve iki vaka laboratuvarda doğrulandı. Cabo Verde açıklarında demirleyen gemide 23 ülkeden 147 kişi bulunuyordu. Virüs insanlara genelde kemirgenlerin salgıları veya bu maddelerin bulaştığı tozların solunmasıyla geçiyor. Amerika kıtasında ölüm oranı %50’ye kadar çıkarken dünya genelinde her yıl 100.000'e yakın enfeksiyon görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü bu durumun küresel nüfus için düşük risk taşıdığını belirtse de gemideki bulaşma kaynağının saptanması için çalışmalar titizlikle devam ediyor.
Ø Modern savaşlar artık siber saldırılar ve yapay zekâ odaklı manipülasyonlarla şekilleniyor. Küresel internet trafiğinin %95’i denizaltı fiber optik kablolar üzerinden akıyor ve bu kabloların korunması stratejik önem taşıyor. ABD ordusu İran savaşında savaş planlarını tasarlamak için gelişmiş yapay zekâ sistemlerini birleştirerek kullandı. Veri merkezleri dünyadaki elektriğin %1,5’ini tüketirken bu soruna çözüm olarak uzay tabanlı merkezler kurulması planlanıyor. Ancak uzay tabanlı sistemler de siber sabotaj risklerine karşı tam koruma sağlamıyor. Bilgi iletişim altyapısının korunması ulusal güvenlik için kritik hale geliyor.