shape
shape

16-31 ARALIK 2025

16-31 Aralık 2025

Dünya Ne Konuşuyor Raporları

“Dünya Ne Konuşuyor?” (DNK) Raporlarımızı; Ekonomi, Politika, Çevre, Sosyal ve Teknoloji olmak üzere beş ana başlıkta ayda iki defa okurlarıyla buluşturmaya devam ediyoruz. DNK Raporları üyelerimize özel gönderilmekte olup, üç ay önceki raporlar web üzerinden genel erişime açık halde paylaşılmaktadır.

Detaylar

  • Çin, hükümetin sağladığı büyük destekler sayesinde elektrikli ve otonom araç üretiminde dünya lideri haline geldi. ABD ise eski teknolojilere yatırım yapmaya devam ettiği için bu yarışta kısmen geride kaldı. Çinli markalar hem kaliteli hem de uygun fiyatlı araçlar üreterek, dünya genelinde eski tip motorlu araçların satışını ciddi şekilde düşürdü. Artık elektrikli araç kullanımı küresel bir trende dönüştü; hatta Brezilya ve Türkiye gibi ülkelerde pazar payları hızla yükseliyor. Tesla bu işin öncüsü olsa da ABD’de şarj istasyonu eksikliği ve belirsiz politikalar nedeniyle süreç yavaş ilerliyor. Uzmanlar, ABD’nin geri çekilmek yerine Çin ile rekabet etmesi ve kendi üretim kapasitesini artırması gerektiğini vurguluyor.

 

  • Avrupa Birliği, Ukrayna’nın 2026-2027 yıllarında yaşayacağı nakit sıkıntısını gidermek için 90 milyar avroluk dev bir kredi paketi hazırladı. Bu paketin en dikkat çeken yanı, paranın doğrudan dondurulmuş Rus varlıkları yerine AB’nin kendi adına borçlanmasıyla karşılanması oldu. Belçika ve İtalya gibi ülkeler, Rusya'nın kendi yatırımlarına misilleme yapmasından korktuğu için bu yöntemi tercih etti. Brüksel, Macaristan’ın veto engelini aşmak için özel kurallar uygulayarak yardımı güvence altına aldı. Bu hamle Ukrayna’ya nefes aldırırken, aynı zamanda Avrupa’nın gelecekte savunma gibi ortak projeler için birlikte borçlanmasının da yolunu açtı. Ancak bu miktar Ukrayna’nın toplam ihtiyacını tam olarak karşılamaya yetmiyor.

 

  • 2026 yılı için yapılan değerlendirmeler, dünyanın giderek daha huzursuz ve çatışmalarla dolu bir yer haline geleceğini gösteriyor. Sudan’daki iç savaşın tırmanması ve büyük insani acıların yaşanması en olası ve üzücü senaryo olarak öne çıkıyor. Ayrıca İsrail ile Filistin arasındaki gerginliğin artması, Rusya-Ukrayna savaşının şiddetlenmesi ve ABD’nin Venezuela ile yaşadığı krizin tırmanması bekleniyor. ABD’nin kendi içindeki siyasi şiddet ve halk ayaklanmaları da büyük bir güvenlik tehdidi oluşturuyor. Uzmanlar, uluslararası sistemin hızla değiştiğini ve ABD çıkarlarının her zamankinden daha fazla risk altında olduğunu belirtiyor.

 

  • Çin, denizlerde sivil ve askeri unsurları iç içe kullanan akıllı ama tehlikeli bir strateji izliyor. Özellikle Tayvan Boğazı’nda balıkçı teknesi gibi görünen gemilerle sabotaj, casusluk ve deniz tabanı haritalama gibi gizli faaliyetler yürütüyor. Bu durum, su altındaki internet kabloları ve enerji hatları gibi kritik altyapılar için büyük bir tehdit oluşturuyor. Avrupa ve müttefikleri, ticaret yollarını korumak için bölgedeki varlığını artırıyor; ancak bu durum yanlış anlaşılmalar sonucu çatışma riskini de yükseltiyor. Avrupa’nın güvenliğini koruması için Asya’daki ortaklarıyla bilgi paylaşması ve Çin’in bu sinsi faaliyetlerine karşı birlikte hareket etmesi, gelecekteki olası bir krizi engellemek adına kritik bir adım olarak görülüyor.

 

  • Rusya, 2022’den bu yana sürdürdüğü savaşta birçok siyasi ve ekonomik hedefine ulaşamadı ve askeri gücü ciddi biçimde yıprandı. Buna rağmen Putin, yenilgiyi kabul etmek yerine 2026’ya doğru “hibrit savaş” yöntemlerine daha fazla ağırlık vermeyi tercih ediyor. Söz konusu strateji; Avrupa’da sabotaj faaliyetleri yürütmeyi, Ukrayna’ya giden yardım hatlarını sekteye uğratmayı ve dezenformasyon yoluyla Batı’daki seçimleri etkileyerek birlik ve dayanışmayı zayıflatmayı hedefliyor. Rusya açısından bakıldığında, söz konusu yöntem geleneksel savaşa kıyasla çok daha düşük maliyetli ve etkili bir seçenek olarak öne çıkıyor.

 

  • Avrupa, enerji bağımsızlığını kazanmak ve çevre hedeflerine ulaşmak için batarya ve elektrikli araç üretimine milyarlarca avro yatırım yaptı. Şu an kendi ihtiyacının büyük kısmını karşılayabilecek bir üretim kapasitesine ulaşmış durumda. Ancak bu başarı büyük oranda Asyalı, özellikle de Güney Koreli ve Çinli şirketlerin yatırımlarına dayanıyor. AB, elektrikli araç ihraç etse de batarya üretimi için hâlâ dışarıya bağımlı bir konumda bulunuyor. Ticaret savaşları ve bazı teşviklerin azalması ise bu yeni sanayiyi kırılgan hale getiriyor. Avrupa’nın küresel yarışta geri kalmaması için 2035 sıfır emisyon hedeflerine sadık kalması ve yerli üretim projelerini daha güçlü şekilde desteklemesi gerektiği ifade ediliyor.

 

  • Tarımsal üretimdeki verimsizlikler ve piyasa sorunları, gelişmekte olan ülkelerden yapılan göçlerin temel sebebi olarak görülüyor. Guatemala’da yapılan bir araştırma, toprağın yanlış yönetilmesinin ve düşük gelirlerin en çalışkan çiftçileri bile başka ülkelere gitmeye zorladığını gösteriyor. Bu durum hem tarım sektörünü zayıflatıyor hem de genel refahı düşürüyor. Göç edenlerin çoğu, daha iyi bir hayat umuduyla ABD’ye yöneliyor. Sorunu kökten çözmek için kırsal bölgelerde yolların yapılması, çiftçilere kredi imkanlarının sağlanması ve devlet kurumlarının güçlendirilmesi gerekiyor.

 

Hızlı İletişim

Konuyla ilgili merak ettikleriniz veya iletmek istedikleriniz için hemen bize yazabilirsiniz!

Diğer Raporlar