shape
shape

16-30 HAZİRAN 2025

16-30 Haziran 2025

Dünya Ne Konuşuyor Raporları

“Dünya Ne Konuşuyor?” (DNK) Raporlarımızı; Ekonomi, Politika, Çevre, Sosyal ve Teknoloji olmak üzere beş ana başlıkta ayda iki defa okurlarıyla buluşturmaya devam ediyoruz. DNK Raporları üyelerimize özel gönderilmekte olup, üç ay önceki raporlar web üzerinden genel erişime açık halde paylaşılmaktadır.

Detaylar

  • Türkiye-Fransa ilişkisi güçlü tarihsel bağlara rağmen, son dönemde Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği konusundaki fikir ayrılıkları ve Afrika gibi bölgelerde artan rekabet nedeniyle gerilimli bir sürece girdi. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve ABD’nin küresel angajmandan kademeli olarak çekilmesi, Avrupa’da güvenlik politikalarının yeniden şekillenmesine neden oldu. Bu gelişmelerin etkisiyle Fransa, NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye ile savunma alanında yeni iş birliklerini gündemine aldı. Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi kapsamında üstlendiği dengeleyici rol, Ukrayna’ya sağladığı askeri destek ve bölgedeki caydırıcılığı, Avrupa açısından Türkiye’yi yeniden vazgeçilmez bir ortak konumuna taşıdı. 

 

  • Ukrayna Savaşı, insansız hava araçlarının (İHA) savaş alanındaki rolünü kökten değiştirdiği ender örneklerden birisi olarak dikkat çekiyor. Savaşın üçüncü yılında hem Ukrayna hem de Rusya, İHA’ları keşif ve saldırı görevlerinin ötesinde ateş desteği, veri aktarımı ve harekât koordinasyonunda etkin biçimde kullanıyor. Bu araçlar, cephe hattını sürekli tehdit altına alarak hava savunma sistemlerini aşmayı kolaylaştırıyor ve düşük maliyetli kitlesel konuşlandırma imkânı sunuyor. Dağlık Karabağ Savaşı’yla kıyaslandığında, İHA’ların neden olduğu kayıpların %70’lere ulaşması yaşanan teknolojik dönüşümün kapsamını gösteriyor.

 

  • Rusya'nın Kuzey Kore nükleer faaliyetlerini izleyen BM Panelinden çekilmesiyle birlikte nükleer silahların finansmanı ve teşvik edilmesini önlemeye yönelik küresel çabalar sekteye uğradı. Bu boşluğu doldurmak adına İngiltere, ABD ve Güney Kore bir araya gelerek MSMT’yi (Çok Taraflı Yaptırımları İzleme Ekibi) kurdu. MSMT tarafından yayımlanan ilk raporda Rusya ve Kuzey Kore arasında BM yaptırımlarının ihlal edildiğine dair ciddi suçlamaların yer aldığı bildirildi.

 

  • Lahey’deki NATO zirvesi müttefiklerin kolektif güvenliğe olan bağlılıklarını test edecek kritik bir buluşma olacak. Ukrayna’nın geleceği, Rusya’nın Avrupa’ya yönelik tehditleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın, geçmişte Danimarka ve Kanada’ya yönelik radikal söylemleri ve NATO’ya yönelik kuşkularına rağmen zirveye katılacak olması NATO’nun kendi içindeki kırılganlığını artırıyor. Akıldaki en büyük soru işareti ise tüm bu kırılganlıklara rağmen NATO'nun stratejik bütünlüğünü ve caydırıcılığını koruyup koruyamayacağıdır.

 

  • Genellikle Çin'in arka bahçesi olarak adlandırılan Hint-Pasifik bölgesi, dünya nüfusunun yarısından fazlasına, küresel GSYH'nin üçte ikisine ve dünyanın en işlek ticaret yollarından bazılarına ev sahipliği yapıyor. Trump yönetimi Hint-Pasifik bölgesinin stratejik önemine rağmen ABD Ulusal Kalkınma Ajansı'nı (USAID) kapatarak, yüksek gümrük vergisi oranları uygulayarak ve dış yardımları geri çekerek bölgedeki konumunu aşındırıyor. Çin ise bu boşlukları dolduruyor ve bölgedeki uzun vadeli jeoekonomik hedeflerine hizmet eden geniş bir stratejik ağ inşa ediyor.

 

  • Kritik hammaddeler, özellikle Batılı ülkeler için stratejik teknolojilerde rekabet gücünü koruma ve ekonomi güvenliğini sağlama açısından giderek daha merkezi bir konuma yerleşiyor. Lityum, kobalt, nikel ve nadir toprak elementlerine duyulan ihtiyaç; temiz enerji sistemlerinden elektrikli araçlara, yapay zekâdan veri merkezlerine kadar uzanan geniş bir alanda hızla artıyor. 2050 yılına kadar kritik hammadde talebinin üç katına çıkacağı öngörülürken, bu eğilim küresel bir kaynak diplomasi yarışını da beraberinde getiriyor. 2022 yılında ABD öncülüğünde başlatılan Mineral Güvenliği Ortaklığı (MSP), bu yarışta çok taraflı ve sürdürülebilir tedarik zincirleri kurmayı hedefliyor. Ancak ABD’nin çelişkili politikaları ve özellikle Trump döneminden miras kalan tutarsızlıklar, uzun vadeli koordinasyonu zorlaştırıyor. Çin’in pazardaki belirleyici gücüne karşı Kanada ve Avustralya gibi kaynak zengini ülkeler ile Japonya ve Güney Kore gibi ileri düzey işleme altyapısına sahip aktörler öne çıkıyor.

 

  • İzmir’deki yangın şiddetli rüzgâr nedeniyle yayılmaya devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı yaptığı açıklamada, İzmir’de yangını körükleyen rüzgârların Kuyucak ve Doğanbey bölgelerinde 65 km hıza ulaştığını açıkladı. Şiddetli rüzgârlar bazı yangın söndürme uçaklarının havalanamamasına sebep olurken, yangın 12 km'lik bir alanı etkiledi ve 21 kişinin yaralanmasına sebep oldu. İletişim Başkanlığı son üç günde Türkiye genelinde 263 yangın çıktığını ve bunlardan 259'unun kontrol altına alındığını açıkladı. 

Hızlı İletişim

Konuyla ilgili merak ettikleriniz veya iletmek istedikleriniz için hemen bize yazabilirsiniz!

Diğer Raporlar